"Arzunun Yüzeyleri", mimarlık, beden ve tasarımın kesiştiği noktada konumlanan yaratıcı bir araştırma alanı sunuyor. Sergi, bedenin mekânla kurduğu derin ilişkiyi merkezine alırken; tasarımı bu diyaloğun görünür hâle geldiği bir ifade aracı olarak ele alıyor.
Mimarların kişisel arzu, duygu ve düşüncelerini somut formlara dönüştürme motivasyonuyla şekillenen sergi, izleyiciyi hem duyusal algısını sorgulamaya hem de kendi sınırlarını keşfetmeye davet ediyor.
"Arzunun Yüzeyleri", tasarımın sadece bir üretim biçimi değil, aynı zamanda arzunun mekânla kurduğu söylemin bir uzantısı olduğunu hatırlatan etkileyici bir deneyim sunuyor.